Enerji Kimlik Belgesi (EKB)

Enerji verimliliği açısından önemli bir yere sahip olan Enerji Kimlik Belgesi konusunda araştırma yapıp bizlerle paylaşan Aysel ŞAHİN ve Ayşe USLU arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Enerji Sistemleri Mühendisleri olarak bu konuda detaylı bilgiye sahip olmamız gerekiyor.

Enerji Kimlik Belgesi(EKB),5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı olarak çıkartılan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre binalarda enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını, enerji israfının önlenmesini ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeren belgedir. Bu rapor bir anlamda binanın enerji pasaportu olarak da değerlendirilebilir.

Bina Enerji Performansı Yönetmeliği gereğince Enerji Kimlik Belgesi(EKB) bina girişinde rahatlıkla görülebilecek bir yerde asılı bulundurulmalıdır. Bu düzenlemenin amacı gerek bina sakinlerinin gerekse binada alım/satım veya kiralama yapacak kişilerin binanın enerji performansı hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaktır.Enerji Kimlik Belgesi düzenleme tarihinden itibaren 10 yıl geçerlidir. Bu sürenin sonunda Enerji Kimlik Belgesi (EKB) hazırlanılacak bir rapor doğrultusunda yeniden düzenlenir. Enerji Kimlik Belgesi, yeni binalar için SMM’ler tarafından mevcut binalar içinse Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri(EVD) tarafından hazırlanır.Enerji Kimlik Belgesi, binanın yıllık enerji ihtiyacının değişmesine yönelik herhangi bir uygulama yapılması halinde bu Yönetmeliğe uygun olacak şekilde yenilenir. Enerji Kimlik Belgesi, binanın tamamı için hazırlanabileceği gibi, isteğe bağlı olarak, kat mülkiyetini haiz her bir bağımsız bölüm veya farklı kullanım alanları için ayrı ayrı düzenlenebilir.

Sınıflandırmalar A’dan G’ye kadar yapılmıştır. A sınıfı en verimli seviyeyi belirtirken, G sınıfı en düşük verimli seviyeyi belirtmektedir. Binalarda bu sınıflandırmayı gösteren belgeye Enerji Kimlik Belgesi ya da kısaca EKB denilmektedir.Yeni yapılacak veya yapılmakta olan binaların enerji kimlik belgesi sınıfı en düşük C sınıfında olacak şekilde tasarlanmalı ve inşaa edilmelidir. C sınıfından daha düşük seviyede çıkan yeni yapılacak veya yapılmakta olan binalar kanunen iskan ruhsatı alamamaktadır.

Enerji belgesi kimlik uzmanları tarafından binaların enerji kullanmadaki verimliliği  gösteren enerji kimlik belgesi bulundurmanın takibi bina sahiplerinin sorumluluğunda. Uzmanların çalıştığı danışmanlık şirketleri tarafından verilen bu belgelerin geçerlilik süresi 10 yıl ve almanın da belirli bir maliyeti var. Ama ilk anda akla geldiği gibi korkutucu rakamlar değiller. Metrekare başına yapılan bir hesaplamayla bugün için on katlı bir binanın enerji kimlik belgesi alma maliyeti fazla bir rakam çıkmıyor.  700 metrekareden az binalarda sabit rakam ortalama 320 lira olarak belirlenmiş durumlarda. 2017’e kadar tamamlanması gereken bu belge alınmadığı zaman binaya oturma ruhsatı verilmiyor. Hatta yönetmelik hükümlerine göre enerjinin verimli kullanılması kurallarına göre yapılmamış binalara daha proje aşamasındayken inşaat izni bile çıkmıyor

Enerji Kimlik Belgesi (EKB), aşağıda belirtilen yapıların dışında tüm binalarda kullanılıyor:

-Sanayi alanlarında üretim faaliyetleri yürütülen binalar,

-Planlanan kullanım süresi iki yıldan az olan binalar,

-Toplam kullanım alanı 50 m2’nin altında olan binalar,

-Seralar, Atölyeler,

– Münferit olarak inşa edilen ve ısıtılmasına, soğutulmasına gerek duyulmayan depo, ardiye, ahır, ağıl gibi binalar,

– Mücavir alan dışında kalan ve toplam inşaat alanı 1.000 m2’den az olan binalar.

 

Mevcut durum nedir?

Türkiye’de artan nüfusla birlikte, 1990’da %52,9 olan kentleşme oranı da 2008’de %74,9’a yükselmiştir. Bunun sonucu olarak, büyük kentlerde konutlar ve şirket binalarında da hızlı bir atış yaşanmıştır. Türkiye’de nihai enerji tüketimi açısından bina sektörü ikinci sırada yer almaktadır. 2008 yılında bina sektörü toplam nihai enerji tüketiminin %36’sına denk gelmekteydi ve bina sektörünün emisyonları toplam ulusal enerji ile ilgili CO2 emisyonlarının %32’sini oluşturmaktaydı. Buna karşın Türkiye’de bina sektörü, maliyet etkin enerji ve CO2 tasarrufu sağlamada mevcut seviyelere göre %30-%50’ye varan fırsatlar sunmaktadır.

Türkiye, enerji verimliliğini artırmak ve teşvik etmek amacıyla ilgili mevzuat ve kurumsal yapıda gerekli düzenlemeleri yaparak önemli bir yol almıştır. Ulusal Enerji Verimliliği Stratejisi ile enerji verimliliğine yönelik yatırımların belirlenmesi ve uygulanmasının kurumsal ve finansal açıdan desteklenmesine yönelik politikalar belirlenmiştir. Ayrıca, Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı (TS 825), Yeni Binalara Yönelik Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği gibi birçok ulusal mevzuat ve düzenlemeler de bulunmaktadır.

BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE ENERJİ TASARRUFU İÇİN İPUÇLARI

  • Pencere ve kapılarda yalıtım artırılmalıdır Pencereler ve kapılar, evinizdeki ısının dörtte birinin kaybına neden olmaktadır. Çift cam veya ısıcam olan pencerelerde ısı kaybı yarı yarıya azalmaktadır. Yapılan bir araştırma, Türkiye’de mevcut yapı stokunun %88’inin tek camlı pencerelerden oluştuğunu ortaya koymaktadır. Oysa bugün Low-E teknolojili çift camlarla tek cama göre %72 ısı tasarrufu sağlanabilmektedir.
  • Çatı yalıtımına dikkat edilmelidir. Yapılan araştırmalara göre tüm yapıların yalnız %15’inde çatı yalıtımı bulunmaktadır
  • Radyatör arkalarından kaynaklı ısı kaybı önlenmelidir.
  • Günde 2 saat açık duran pencereler sebebiyle 5075 kW/m2 yıl ısı kaybı olduğu söylenebilir.
  • Radyatörlerde termostatik radyatör vanası kullanılmalıdır. Termostatik vana ile oda sıcaklığı ayarlanan değere gelince radyatörde su dolaşımı kesilir ve odanın normal değerden daha fazla ısınması önlenerek enerji tasarrufu yapılır.
  • İnşaat aşamasında beyan edilen yalıtım değerleriyle uygulama değerlerinin doğruluğunun denetimi sağlanmalıdır. Binalarda kullanılan malzemelerin çoğunda beyan edilen yalıtım özellikleri bulunmamaktadır  Yalıtım seviyesi uygun olan malzemelerin bir kısmında ise eğitim yetersizliği nedeniyle yanlış veya eksik uygulama beklenen performansı verememektedir. Bu konuda inşaat ara elemanlarının eğitim açığı giderilmelidir.
  • Tasarım yapan mimar ve mühendislerin binalarda enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji kullanımına önem verilmelidir. Çevreyi kirletmeyen, CO2 salımı yaratmayan her türlü yenilenebilir enerji (rüzgar, güneş, termal, bio, hidro vs.) üretimine olabildiğince ağırlık verilmeli, bina tasarımlarında pasif ve aktif enerji yöntemleri ile enerji tasarrufu yapılabilmesi için tasarım yapan mimar ve mühendislerin konu hakkında eğitimli hale getirilmesine ve yenilenebilir enerji kullanılmasına önem verilmelidir.
  • Bina yapımında kullanılacak yapı ve yalıtım malzemelerinde standartlara dikkat edilmelidir. Bina yapımında kullanılacak yapı ve yalıtım malzemelerin U ve SF değerleri yüksek güneş kontrollü cam ve doğrama sistemleri ile TS 825’e ek olarak verilmiş olan ısıl iletkenlik hesap değerlerine eşit veya daha küçük olmasına özen gösterilmelidir.
  • Isıtma periyodunda iç ortam sıcaklığı en fazla 22 °C’de ; soğutma periyodunda ise en az 24 °C’de tutulmalıdır. Soğutma ekipmanları dış ortam sıcaklığı 30 °C ‘nin altında iken çalıştırılmamalıdır.
  • Oda sıcaklığını 1ºC arttırmak için yaklaşık % 6-8 oranında daha fazla yakıt gerekmektedir.
  • Gereğinden fazla yapılacak 1 ºC soğutma, işletim maliyetini % 8-10 artıracağından aşırı soğutmadan kaçınılmalıdır.
  • Isı kayıplarını azaltmak için Radyatör arkalarına alüminyum folyo kaplı ısı yalıtım levhaları yerleştirilmelidir.
  • Radyatör veya Fancoil gibi ısıtma amaçlı kullanılan cihazlar üzerinde Isı akışını engelleyen cisimler bulunmamalıdır.
  • Sürekli havalandırmadan kaçınılmalı onun yerine kısa (5-10 dk) ve güçlüce (hava cereyanı yaparak) havalandırma yapılmalıdır.
  • Pencerelerden hava sızıntılarını önlemek için pencere contası kullanılmalıdır.
  • İnfiltrasyon kayıplarını önlemek için ana girişlere çift kapı, döner kapı veya hava perdesi uygulamaları kullanılmalıdır.
  • Yakıt-Hava oranı optimizasyonu baca gazı analizine göre yapılmalıdır.
  • Baca gazında 1 ºC’lik sıcaklık düşümü %20 verim artışı sağlamaktadır.
  • Isı geri dönüşüm sistemleri kullanarak atıl ısı geri kazanılarak kazan verimi arttırılmalı ve çevreye verilen zarar en aza indirilmelidir.
  • Kazan yalıtımı yapılmalı varsa işlevliği kontrol edilmelidir. Sıcak su, buhar hatları yalıtımlı olmalı vana ve flanşlarda da yalıtım ceketi uygulamaları kullanılmalıdır.
  • Ortam sıcaklığının sabit tutulmasını sağlayan ısı veya sıcaklık kontrol sistemleri kullanılmalıdır.
  • İklimlendirme sistemlerinde; ısıtıcı-soğutucu bataryalarının ve filtrelerin temiz tutulması, kontrol dışı hava sızıntılarının azaltılması gerekmektedir.
  • Konutlarda enerjinin verimli kullanılabilmesi için ısı kayıplarının azaltılması, yani ısı yalıtımının yapılması gerekir.
  • Soğutma ihtiyacı yüksek olan bölgelerde güney cepheleri kapatan yapılar ve bitkiler tercih edilmemeli, kuzey cephe pencereleri oldukça küçük olmalı, güney cephe pencereleri ise büyük seçilmeli.

Bir Cevap Yazın